4 Ekim 2011 Salı

ERKEKLER, EVLENDİKten SONRA NEDEN HİÇ DIŞARI ÇIKMAZLAR

6-7 senelik flört tarihimiz boyunca hafta sonları gece gündüz programlar yapardık eşimle, tüm günümüz full dolu geçerdi, şimdi yalvar yakar dışarı çıkarabiliyorum onu, evlendiğimizden beri, çok gereksiz geliyor şimdi  tüm bunlar ona. Sebebine gelirsek 2 senedir evliyim ve daha yeni anlamış bulunuyorum bu sebepleri , artık dışarı çıkmak istememe sebeplerini erkeklerin: aşk bitti de gerek duymuyorlar sanıyordum ama değil, hanımlar hiç alakası yok bize duydukları aşkla meşkle konunun, tamamen o kadar saçma sebepler ki  artık dışarı çıkmak istememelerinin nedenleri anlatınca bana hak vericeksiniz. Bir kere gündüz ayrı sebeplerden, gece ise tamamen farklı sebepleri var bunların. GÜNDÜZ SEBEPLERİ: Tamamen zaman ve para ile ilgili şöyle; artık dışarıda kahvaltıya, akşam yemeğine, sinemada izlenen filme para vermeyi gereksiz buluyorlar, tüm bunları artık evdede yapabilicekleri için hem zaman hem para tasarrufu olarak düşünüyorlar. Bu anlaşılabilir bir sebep tmm ok. Ama GECE SEBEPLERİ: Çok çok saçma Şöyleki; Biz kadınlar gece eğlenmek için çıktığımızda gerçekten eyleniriz şıkır şıkır hazırlanıp, müzik dinler,dans eder eğleniriz bizim için eğlence anlayışı budur BİZ EĞLENMEYİ BİLİYORUZ. Erkeklere gelince ben anladım ki eşimin artık gece eğlenmek için dışarı çıkmaya gereksinim duymaması artık evli olduğu için, gece dışarı karı kız bulmak için çıkmasına gerek kalmadığından, geçen gün sordum bunu ona eskiden eğlenmeye kız tavlamaya çıkıyorun hep değil mi? yani siz erkeklerde amaç hiç bir zaman dışarı çıkalım erkek erkeğe müzik dinleyelim dans edelim eğlenelim değil, sadece karı kıza takılmak, siz eğlenmeyi bu sanıyorsunuz, ne yazık, hiç gerçek den eğlenemiyorsunuz birilerini ayarlamaya çalışmakdan o zaman dedim ; eevveettt aa hakkaten öyle oluyormuş bak şimdi sen söyleyince dedi hatırladım . Yuhh dedim, kız tavlamaya gerek kalmayınca, gece erkek erkeğe dışarı çıkıp eğlenmeyede gerek kalmıyor bunlarda, ne saçma eğlenmeyi bile bilmiyorlar. Yazık onlara yaaa

29 Eylül 2011 Perşembe

KAYINVALİDE ORUCU YEDİ, Sonrada benim başımın etini yedii

Ramazan geldi geçti, ama etkileri hala sürüyor bende. Ramazanın 2.haftasında kayınvalidem geldi bize, elinde koca bir valiz, artık nasıl baktıysam valize, hehe merake etme yerleşmiycem, ben gezmeye geldim tüm çocuklarda kalıcam bir er hafta , tby tbyy buyrun dedim, ilk gün benim nacizane mönümle açtık oruçlarımızı. 2. Gün beni gürültü patırtıyla erken den kaldırıp kendisi akşama kadar 1er saat 1er saat belki 4-5 kere uyukladı, ben bayılmak üzeryim, akşam ne yesek diye sorma gafletinde bulundum aldım ağzımın payını, say say bitmedi hepsini yiyemeyiz diyorum, yok yok yer oğlum ben bilmezmiyim oğlumu, ama diyorum çok acıkıyoruz ama iftar vakti çorbayla doyuyoruz zorla yedik hep yemekleri kalıyor dedim, dinletemedim, velhasıl akşama yaptık bişeyler, tabyki eşimle ben yiyemedik yine kayınvalidem kendi pişirdi kendi yedi gibi oldu,  kadın yatana kadar yedi içti şok oldum, sahurda eşimle ben kahvaltı yaptık, o hem kahvaltı yaptı hemde akşamdan kalma yemekleri ısıtıp yedi, sabah erken kalkamaz en azından dedim , uyuruz biraz nerdeeeeee.... 3. Gün kadın yine erkende kaldırdı bu sefer salondan benim odama sesleniyorr adımı söylüyor ..... uyuyor musun halaaaaaa  diye, kalktım yüzümü yıkadım, kıyafetlerimi giydim salona gittim, 6 -7 dk baktım uyumuş, yaaa sabırr dedim yaa sabır, tv seyrediyoruz ben mal gibiyim uyanamamışım, kayınvalidem bir bardak su getir kızım hadi dedi  unuttu oruçlu olduğunu bende dalgınlıkla getirdim içti afiyet olsun .... anne dedim, hiiii puuugg dedi yedim orucu, sen niye bana su verdin diye payladı beni, yaa ..... anne valla kusura bakma boşluguma geldi sen isteyince otomatikmen getirdim bende dedim, bütün gün mahvaetti beni orucu yedim şimdi, kaç gün cezasını tutucam dedi, zaten  bizde kalıcağı  sonraki günlerinde akıbeti o gün belli oldu, canıma okudu her gelene gidene anlattı, her gün akşam yemeğine birilerini çağırdı, her gelene de anlattı.

21 Eylül 2011 Çarşamba

KAYINVALİDE İÇİN İFTAR VAKTİ gelmesss bi türlüüüü

Merhabalarr herkese ... durun durun kızmayın hemen neredeydin diye, kayınvalidem geçti üzerimden hala toparlıyamadım kendimi, geçtiğimiz ramazan ayında 15 gün boyunca kayınvalidem bizdeydi, halimi tahmin edebilirsiniz sanırım, hani herkes ramazanda beni yemek değilde su  zorladı, yok yok beni açlık zorladı derler ya benide ne su ne yemek beni kayınvalidem zorladı, düşünün oruçlu bir kayınvalide, oruçlu bir gelin ve 15 gün  aynı evde. Damat oruçtan şuursuz ondan hiç bahsetmiyelim bile... Artık daha sık yazıcam ve hepsini anlatıcam ... Görüşürüz... Hepinize selamlarr

24 Haziran 2011 Cuma

BRONZ MADALYA; ÇAKMA EDA TAŞPINAR ELTİME GELSİN.

Bir kaç gün önce, çakma eda taşpınar eltimle sohbet ediyoruz,  ben hala üşüyorum diyorum insanlar bronz bronz geziniyorlar, bende bir gariplik var sanırım dedim kansızmıyım ne, bizim eda taş elti aa evet yaa bende öyle bembeyaz kaldım çocuk varya bütün günümü alıyor  ne güneşlenmeye ne havuza vakitmi kalıyor dedi, hem sen en iyisini yapıyorsun sitede güneşlenme boş ver biri gözüne kestirip seni takılmasın sonra peşine dedi, benim içimede o kurt düştü yedi bitirdi beni beyazdım, süt beyaz oldum, neyse daha bu sohbetimizin üzerinden 3 gün geçti 4. gün tekrar görüştük ailenin genç çiftleri bu eda taş elti kapkara afrikalı mübarek, görünce onu şaşkınlığımı gizliyememiş olucam ki hemen bana, ayyy kız bende sorma halime bak bronz oldum valla, ama benim çocuğu biraz  götürüyim havuza hem serinlesin hem biraz güneş görsün dedim kemikleri bende onun yanında yandım böyle biraz dedi, biraz mı ? dedim hııı işte  dedi, biraz dediği parmak aralarına kadar yanmış hatun, üstüne birde yemek masasında benim ıvana sert görümcemle, bana sizde bembeyaz kalmışsınız demez mi, neydi bu şimdi yaa yani eskiden bronz olabilmek  çok önemliydi şimdide ilk bronz olmak modasımı var, bu nasıl bir kompleks, üstelik bana site havuzuna girme diyen eltimin oturduğu sitenin havuzu aquapark neredeyse  insanların kafalarından su görünmüyor neredeyse , bana diyene bak.  Nasıl küçük hesaplar bunlar, nasıl  bir zihin, bütün bunları nasıl düşünüp uyguluyor anlamıyorum, nasıl aklına geliyor böyle şeyler yaa, düşünsenize bu tür küçük hesaplarla zaten  beynimizin yalnızca %10 nu kullanıyoruz onuda bu hesaplara harcıyorlar. SABIRRRR

10 Haziran 2011 Cuma

YİNE KAYINVALİDEM, YİNE İZ PEŞİNDE

Her görüşmemizde, her telefon konuşmamızda kıss bak yoksa sen hamilemisin diyor, yok filan diyorum henüz, inandıramıyorum kadını yahuu, bak saklama çok büyük günah diyor bana, yaa hamile olsam niye söylemiyim oğlundan hamile değilmiyim, sanki başkasından mı hamile kalıcamda saklıcam, hem nereye kadar saklıyabilirim ki hamile olsam, çocuk 18 yaşına geldiğinde söylerim sanıyor herhalde kendisine , aa bakın buda torununuz diye.
 Neyse şimdilerde ne yapsam o kadar dikattli izliyor ki beni, oturmamı, kalkmamı, niye öyle ahh dedin kalkarken, yok niye bu kadar sıcakladın ,havalar ısındı aloooooo sıcaklar geldi, yaz temizliği yoruldum daha ne olsun .Offffff

2 Haziran 2011 Perşembe

Bendeniz : Ev Canavarı

Sizde de oldumu bilmiyorum, yada benim denyoluğum, şu an oturduğum ev kendime ait ilk evim, 0 bir daire seçtik biz eşimle temiz olsun, işte evleniyoruz yeni başlangıç, yeni ev bla bla bla..... Ama ben evin içine ettim 1 senede çıkmayan lekeler, çizik duvarlar, kırık kapı kulpları, çizik camlar, "hakketen etmişim evin içine" kurtulmak istiyorum şimdi bu evden ve söz veriyorum daha iyi bakıcam sonraki evime, lekeler kalıcılaşmadan temizliycem, bütün talimatlara uyucam herşeyle ilgili. Bir an önce  kurtulmak istiyorum herşey çok gözüme batıyor sadece eve değil tüm eşyalara bayağ bir kötü davranmışım neredeyse herşeyim tadilat gördü 1.buçuk senede, yada yenisini almak durumunda kaldım bazı şeylerin, yaa şimdi yazarken geldi aklıma acaba ilk çocuğumdada mı böyle olucak onudamı mahvedicem  ?? ben .