24 Haziran 2011 Cuma

BRONZ MADALYA; ÇAKMA EDA TAŞPINAR ELTİME GELSİN.

Bir kaç gün önce, çakma eda taşpınar eltimle sohbet ediyoruz,  ben hala üşüyorum diyorum insanlar bronz bronz geziniyorlar, bende bir gariplik var sanırım dedim kansızmıyım ne, bizim eda taş elti aa evet yaa bende öyle bembeyaz kaldım çocuk varya bütün günümü alıyor  ne güneşlenmeye ne havuza vakitmi kalıyor dedi, hem sen en iyisini yapıyorsun sitede güneşlenme boş ver biri gözüne kestirip seni takılmasın sonra peşine dedi, benim içimede o kurt düştü yedi bitirdi beni beyazdım, süt beyaz oldum, neyse daha bu sohbetimizin üzerinden 3 gün geçti 4. gün tekrar görüştük ailenin genç çiftleri bu eda taş elti kapkara afrikalı mübarek, görünce onu şaşkınlığımı gizliyememiş olucam ki hemen bana, ayyy kız bende sorma halime bak bronz oldum valla, ama benim çocuğu biraz  götürüyim havuza hem serinlesin hem biraz güneş görsün dedim kemikleri bende onun yanında yandım böyle biraz dedi, biraz mı ? dedim hııı işte  dedi, biraz dediği parmak aralarına kadar yanmış hatun, üstüne birde yemek masasında benim ıvana sert görümcemle, bana sizde bembeyaz kalmışsınız demez mi, neydi bu şimdi yaa yani eskiden bronz olabilmek  çok önemliydi şimdide ilk bronz olmak modasımı var, bu nasıl bir kompleks, üstelik bana site havuzuna girme diyen eltimin oturduğu sitenin havuzu aquapark neredeyse  insanların kafalarından su görünmüyor neredeyse , bana diyene bak.  Nasıl küçük hesaplar bunlar, nasıl  bir zihin, bütün bunları nasıl düşünüp uyguluyor anlamıyorum, nasıl aklına geliyor böyle şeyler yaa, düşünsenize bu tür küçük hesaplarla zaten  beynimizin yalnızca %10 nu kullanıyoruz onuda bu hesaplara harcıyorlar. SABIRRRR

1 yorum: