19 Mart 2012 Pazartesi

HAYY BEN ŞU SULTAN SÜLÜMANINDAAA,, HÜRREM SULTANINNDA....

Ya ne hikmetse muhteşem yüzyıl seyretmeye her defasında bize geliyor kayınvalidem, topluyor peşinden herkesi kızlarını, diğer gelini, yiğenlerini filan, ki eşimle ben kuzey güneyi izliyoruz, muhteşem yüzyılı sevmiyoruz, söylemiycektim ben bunu kayınvalideme kesin kadın kafasında şöyle kurguladı hııı bu kız bu diziyi sevmiyor çünki ordaki güzel kızları kıskanıyor diye filan herhalde, her çarşamba bende, dizi sefamız şöyle geçiyor. 

Herkes kendi en sevdiği tatlıyı alıp geliyor, kadınlar terlik isteme dalaşında (dalaşı diyorum çünki yanında getirmiyenler bendeki biraz daha iyi görünen terlikleri önce davranıp alma dalaşında :)

Çocuklar, çocuklar her yerde, ama allahım her yeri yıkıp dağıtıyorlar, neredeyse her biri evlerinden çıkmadan önce çikolata veya hediyelerle ödüllendirilmek üzere evimi mahvetmeye yönelik şartlandırılmış ve çıkmışlar gibi, anneleride saolsunlar her dökülen ve kırılan bir şeyin ardından çocugunun yanına koşup "sana bişi oldumu yavruummm hııığğ, yok annem yokk kırıldı bişi olmaz yengen bişi dimez sana dimi yengesii, ardından yardım ediyim süpüriyim ama şimdi karışmıyım ben senın düzenıne neyse", ulan ne düzeni yıktınız evi bee, düzen mi kaldı.

Neyse çarşamba gecesi çilesi bitermi bitmezzzz, dizi bittimikide benim çilem bitsin ( evet yaa oyunculara destek veriyorum dizilerin süreleri kısaltılsın çok uzunlar özellikle bu dizi)

Kadınlardan dizi başlıyor dizi diye uyarı ateşini alan erkekler  çayyy çayyy , limon yokmu, küp şekerle içiyorum ben kızım bunu, yaa meyve yok mu meyve, yokben soğuk bişi alıyım .......

Dahası dahası asıl şimdi başlıyor, kayın validem haremdeki güzel kızların tümünü kendi kızlarına ve yiğenlerine benzetiyor amaa tabykii onun kızlar yiğenler haremdekilerden daha güzel belirtmeleriyle, 2 saat hürremin güzelliyi mahidevranın güzelliği kendininkilerin bir içimsuluğu, kendi gençliği,  taby o anki aptallamış, dağılmış halimle tüm iltifatları kendime bekliyor değilim, haremden birinlerine benzetilme ihtimalim hiç yok, bunu biliyorum benzetilmek istememde zaten, allah sonumuzu benzetmesin,  ama en azından "bu sümbül ağada sizin oralardanmışş kızım hahahaaa deme bari yaa bunu deme ya".  Fena mısın kötümüsün,, " Kadın.
Kadın  beni aşağlamak için , sende sümbül ağaya benziyorsun" demenin başka bir yolunu düşünmüş bulmuş gerçekleştirdi.

Benim kayınvalidem sarayda olsa aman allahım vayy o osmanlının haline, vay tüm dünyanın haline. Bütün dünya ayaklarımız altındaydı ve ona köleydi şimdi kesin.

1 Mart 2012 Perşembe

EŞİMİN BENSİZLİK TARİFİ, PEKİ ŞİMDİ GİTMEK Mİ ZOR, KALMAK MI?

 Hani her gece yatmadan önce, hep benden sonra giriyorsunya yataga, sen benim hemen uyuduğumu sanıyorsun, ben seni dinliyorum oysa,  yüzünü yıkamanı, dişlerini fırçalamanı sonra odaya geliyorsun krem sürüyorsun  tüm sıralamanı biliyorum duyuyorum artık hissediyorumda diyebiliriz,  sonra yanıma uzanıyorsun senden önce miss kokun uzanıyor yanıma, sonra buzz  buzz sen,  tenim ürperiyor, ama sarıl sen yinede, hep soğuksun hep üşürsün sen zaten,  şimdilerde sen her gidişinde yatamıyorum ben, yatsamda uyuyamıyorum, dişlerimi fırçalayıp yatıyorum,bir şey eksik kalıyor hep, kalkıp biraz geziniyorum evin içinde,  herşeyi kontrol ediyorum yatıyorum ama bir şey eksik bazen kalkıp tekrar dişlerimi fırçalıyorum yatıyorum,  ama bir şey eksik, sen eksiksin, ben senın yüzünü yıkayıp, dişlerini fırçaladığını duymak istiyorum hergece ,buzz gibi gir yatagımıza serinliğinle ürpert beni yine , yoksa ben sensiz uyuyamıyorum sevgilim benden romantik olur mu, ancak bukadar olur sevgilim haklısın kaba saba bir adamım, aman ne yapayım daha önce  hiç ölesiye sevdiğim, her hareketini her tıkırtısını böyle önemle dinlediğim, ve herşeyine hayranlık dıyduğum biri olmadı ki hiç, o yüzden ben bilmem ela gözler, bal dudaklı şiirler  şarkılar,  sen benim ezbere  bildiğim,  her zaman hasret duyduğum tek melodisin çünki. 
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
AHH be sevgili,  benim peki neden duyduğum  tek ses ya kendi sesim yada tartışmalarımız oluyor,
ben neden duyamıyorum hiç,  o melodiyi 
NEDEN ?

23 Ocak 2012 Pazartesi

EVLİLİK TERAPİSTİ

Eşimle uzun süredir hemen hemen herşey hakkında tartışıyoruz, küsüyoruz, barışıp yine tartışıp yine küsüyoruz, neredeyse iki aydır bu böyle, ortak hiç bir şeyde aynı fikirde olamıyoruz, ben ya susuyorum bir mezar kadar sessizleşiyorum, ya da hönküre hönküre ağlıyorum, eşimde sadece anı kurtarmaya çalışıyor, ya ağzımdan tek bir kelime almaya yada iki saniye ağlamamı kesmeme çalışıyor, eer başarırsa herşeyi çözdük tmm sanıyor. Ne akşam yemeklerinde, ne pazar kahvaltılarında huzur kalmadı, hatta düğüne giderken bile bir birimizin katiliymişiz gibi hazırlanıp çıkıyoruz evden. Artık tükendim ve ciddi depresyona girdim, bunu kendi başıma çözemiyeceğimi ve eşimlede çözemiyeceğimi anladığım içinde, bari en az hasarla atlatmak için yaşadığım bu durumu,  psikologa  filan mı gideyim diye düşünürken nette araştırmaya başladım neyse buldum birini görüşmeye gittim, girişteki danışmadaki kız ufak bir anket verdi bana ve sonuçlara göz atıp bana, bence siz evlilik terapisitine gitmelisiniz dedi,  atıyorum ismi nur hayat hanım sizinle ilgilinecektir randevu istermisiniz dedi yanlız ikinci seansdan itibaren eşinizle gelmelisiniz tüm seanslara dedi , neyse o anki artık iyileşmek isteme dürtüsüyle ve öküz  kocam beni ne kadar zorladığını anlar düşüncesiyle 6 seanslık terapinin ücretini kredi kartımla ödedim, ilk seansı şimdi istiyorum dedim biraz bekletildikden sonra girdim nur hayat hanımın odasına, herşey barok tarzda tüm mobilyalar duvarlar anladım, verdiğimi paranın niye bu kadar yüksek olduğunu ofisin taksitlerine, neyse tanışdık yazının basında size anlattıklarımı anlattım kadına, kadın biz  burda şunları yapıyoruz, şunları farketmelerini sağlıyoruz çiftlerin , onlara ilişkilerini kurtarmak için bir şans veriyoruz bir yerde,  filan bi gaz bir gaz verdi kadın daha şimdiden rahatladım kuş gibi hafifim (ee taby hafiflerim cüzdanda kart limitide boşaldı) şeklinde eve gittim, hemen kendimi depresif , hasta, yardıma muhtaç, acınaklı bir hale soktum çünki eşimin, ben hasta olduğumda yapamayacağı şey yoktur, saolsun önce hasta eder ama sonra iyileştirmek için elinden geleni yapar, paralar kendini, neyse bu ilişkiye kurtarmak istiyorum, filan dedim evlilik terapisti son umudum dedim filan ikna için sabaha kadar uğraştım ağlma krizlerimi dersiniz, küçük bir çanta hazırlayıp evi terketmeye çalışmamı dersiniz( nereye gidiceksem çantamda ekmek alıcak param anca var)neyse ikna oldu, ikinci seansın günü için aradım ertesi gün orayı, sürekli kendi müsait oldukları günleri zorluyorlar ama biz bugunler bu saatler müsaitiz, ama ben eşim sadece şu günler şu saatle gelebilir diyorum, onlar evlilik kurtarmıyor, dünyayı kurtarıyorlar sanki bir uzlaşmadılar gıcıklar neyse karalaştırdık bir gün ve saat sonunda, ulan ben zaten bu yüzden burdayım ya , eşim sürekli kendi nedenlerini, kendi bahanelerini benimkilerden daha önemli, gerekli ve üstün görmesi yüzünden, bunlarda aynısın yaptı bana. Neyse o gün geldi, çok iyi hissediyorum kendimi, saatler sonra ne kadar haklı olduğum ve eşimin bana neler yaptıgı çıkıcakdı ortaya, giyindim çok şık, gittik, eşimle terapsitin sokağına girdik ki eşim bir neşelendi pek bir keyiflendi, hayırdır dedim benim kokoreçcinin sokağı burası dedi,, neyse çıkışta bir yarım yerim dedi, öküz herifff işte. Girdik nur hayat hanımın odasına eşim kaşıyyla gözüyle kaç para verdin buraya der gibi ağır mobilyaları işaret ediyor bana, şişşt ğpişşt diyorum neyse benim ilkgün cevapladığım anketi almış eline sallayarak, şimdi .... bey bu anket eşinizin ilk gün doldurduğu anket, şimdi sizede anket vericem  sizde cevaplandırın lütfen dedi , anketi cevaplaması üç dakika sürdü, benimki yarım saat sürmüştü, neyse kadın bir kaç dakka baktı inceledi  filan arada tebessüm etti, noluyor lan dedim numarasınımı yazdı benim öküz yoksa kadına neyse, kadın sorular sordu durdu, ama ben hep asıl konuya ne zaman gelicek diye sabırsızlıkla beklerken sonunda nedir evliliğinizden şikayetleriniz ve beklentileriniz diye o sihirli ve benım için ölümcül önemdeki soruyu sordu 25 dakika kadar iyimser olmaya çalışarak sıraladım herşeyi, eşim şaşırıyor duydukları karşısında hayrete düşüyor filan, sanki hiç birinden haberi yokmuş gibi, piss numaracı, neyse eşime sizde sıra dedi, eşim  2-3 cümle kurdu o kadar, ben sinirlendim taby, nasıl ya dedim bu mu şimdi benim tüm göz yaşalrım, mutsuzluğum bu kadar içinmi filan biraz daha özen gösterip listene bir şeyler daha ekleyemezmiydin diye söylenince, nur hayat kadını araya girerek müdahale etmiyelim lütfen dedi eşinize,  burada herkes özgürce ifade etmeli  kendini dedi, demekki eşinizin şikayet ve beklentiler bukadarmış dedi, eşinizin sizin istekleriniz üzerine yeni bir liste mi oluşturmasını isterdiniz diye bir soru sordu, bu sorumuydu, kadın bayağ  puanımı verip, yargılıyıp astı benı  iki dakikada.
Bir sinirlendim ulan parayı veren kim ben, zar zor ikna edip o öküzü buraya getiren kim ben, eeeeee o zaman, eşimin tam bir yontulmamış odun olduğunu, kendisini biraz yontup düzelmesini, benim evlendikden sonra tüm hayatımın değişip alt üst olup, onun evlilikden önceki hayatını aynen sürdürmesi yerine, benimle  empati kurup  daha alakalı olması gerektiğini duymam gerekmezmiydi, hayır o bişey değil o muhteşem mobilyalarından tekli, koltuğunu parası benden çıkdı resmen, ee ben kendime öyle bir koltuk alıp evime koysaydımda zaten iyi hisseder düzelirdim, en azından bir süreliğine. Çıktık ordan eşim bir sonraki seans için nasıl hevesli, sırıtıyor pis pis,  ayy bide oturttu beni o pis masaya yedi karşımda kokareci. İğrenç iğrenç . Devam etmeyi düşünmüyorum terapiste, git belkide 3 seans senin aleyhine olur diyor ablam, evlilik terapisitine değil sanki bir birimizi öldürmeye çalışmakdan duruşmaya gidiyoruz .

16 Ocak 2012 Pazartesi

HER YERDE, BOLCA ERKEK MÜSVETTELERİ

Vayy be analar, ne erkekler doğurmuş, kadınlarımızında nasıl adamlarla evlenmiş.
 Geçenlerde annemle uzun bir şehir içi yolculuk yaptık, önce otobüse, sonra metrobüse ve trene bindik, hepsinde aynı manzara adamlar oturuyor, kadınlar ayakta, pes dedim işte bu bir ülke manzarasıdır, biz dışarıdan böyle görünüyoruz turistlere ve dış ülkelere, bütün kadınlarımız yorgun argın kiminin elinde çocuk kiminin elinde ağır poşetler, eve gitmeye çalışıyor kadınlar daha eve gidip kimi çocugunu okuldan almaya yetişmeye çalışıcak, kimi akşam yemeği yetiştirmeye çalışıcak, ama erkeklerimiz onlar rahat çalıştılar ya tüm gün, şimdi rahatlar oturmuşlar yeri kapmışlar daha doğrusu, en son trendeyiz annemle ayakta gidiyoruz, ellerimizde bir sürü ağır çantalar, adamın biri biniyor trene bizim karşımızda oturan adam hemen kalkıyor buyur ahmet abii aaa allaseversen diyip kalkıyor yer veriyor kendi yaşıtı ve hemcinsi  adama ,  tam iş çıkış saati, bizim vagonda neredeyse eşit kadın erkek çoğunluğu, ama kadınların yarısından fazlası ev temizliğine giden gündelikci kadınlar, kokulu detarjan ve çamaşır suyu kokusu hakim heryerde, erkeklerimiz oturuyor , tüm gün çalışmış  45 yaş üstü o kadınlar ayakda, biri otursa, tanısın tanımasın yakınındaki kadının, çantasını, elindeki poşetlerini alıyor hemen,  onlar iş arkadaşı, aynı işi yapıyorlar onlar kader mahkumu, aynı işi yapmaya mahkumlar çocuklar okuyup, çalışıp elleri ekmek tutana kadar, erkeklerimiz oturuyor, kapı açılıyor 4-5 erkek biniyor belli tiplerinden beyaz yakalılar bunlar, elleri hiç yorulmamış, parfüm kokuyorlar boşalan yere yöneliyorlar hemen abi otur yok sen otur yok  yok sen diye çekişiyorlar yer boş,  kadınlar ayakda neyse belli içlerinden en kıdemlisi oturuyor, sonra karşısına diğeri, sonra yanına diğeri, neredeyse hepsi oturuyor, kadınlar ayakda biras sarsılsa tren kadınlar yaprak gibi sallanıyorlar, beylerimiz oturdukları yerden rahatsız oluyorlar, çok şükürki annemle iniceğimiz duraga geliyoruz, yolculuk biraz daha uzasa o erkekleri öldürebilirdim,  pardon erkek müsvettelerini.

29 Aralık 2011 Perşembe

TA TAAAAMMM... HII SIÇTIK ???

Uzun süredir eşimle ayrıydık, ben ailemi ziyarete gitmiştim, eşime pazar dönücem diyip cuma günü Agent Provocateur dan iç çamaşırı alıiverişimi yapıp eve dönmüştüm, eşimin doğum günümde hediye aldığı trençkotun içine çamaşırlarımı giymiş mutfakda camın önünde, karanlıkda sinsice bekliyordum, size yeminederimki ilk defa bu tarz birşey yapıyordum o da ciddi sonuç beklediğimden değilde hep konuşup güldüğümüz bir şeydi bu tarz davranışlar komikliğine yapayım dedim, iyi sonuçlanırsada iç çamaşırlarına verdiğim paraya değdi derim diye düşünüyordum, bu arada kasada aldığım çamaşırların fiyatını öğrenince şok oldum ama arkamda başka kadınlar olduğu için kasaya bırakamadımda, içime oturdu anlıyacağınız aldığım içamaşırlar,          mutfakda,  kaç taksit yaptırmıştım diye cep telf hesap makinesinden hesap yaparken, araba sesi duydum baktım eşim, hemen kapıya gittim, asansörün sesini dinliyordum, hee çağırdı eşim asansörü tamam şimdi yukarı çıkıyor derken ben kapıyı açtım, kapıyla kalsam iyi trençkotun önünüde açtım asansörden sitenin yöneticisi olan adam adam iyi akşamlar dedi  ben içeri kaçtım adamın anahtar sesi geliyor tıngır mıngır bi türlü telaşdan açamadı kapıyı benim kapımda bir hareketlenme oldu,  kalbim gümbür gümbür , delikten baktım eşim açtım kapıyı tam o açıcakken taby benim rengim artık ne renkse, eşime gerçekten süpriz oldum, sen sen neden asansörle  çıkmadın diycektım  asansör doluydu beklemek istemedim dedi, sen neden böyle sin dedi , eee işte üşüdüm seni beklerken dedim, adamın beni gördüğünemi yanayım, verdiğim parayamı yanayım eşimede anlatamadım, ve o günden beri çalan her telefonda veya kapı zilinde sanıyorum ki beni şikayet edicek adam , camı kıran çocuk gibi ödüm kopuyor, bide adamın benı görmesine evet üzülüyorum ama ben adamı gördüğümde şaşkınlıkdan içime çektiğim göbeğimi salmıştım ona yanıyorum birde ıyyğğğ ne iğrenç bir görüntü kesin adam götüne göbeğine bakmadan fantazi senin neyine demiştir kesin bana. Nasıl bir suçluluk duygusu anlatamam, bu aldatan insanlar nasıl devam edebiliyorlar hayatlarına, kesin kabus görüyorlardır her gece.

25 Kasım 2011 Cuma

NE ÖZGÜVEN AMA

Bazen insanlardaki özgüveni kıskanıyorum ama koşulşuz şartsız olan özgüven var ya onu kıskanıyorum ben, hani ben yapsam daha iyisini yaparım özgüveni o, kişi hiç bir şey üretmez, yapmaz, ortaya hiç birşey koymaz ama yapılana muhalefettir ve emindir ki yapıcak olsa, kendisinin yaptığı kesin daha iyidir.
 Boş insanların bu özgüveni vallahi hayranlık uyandırıyor bende,  görümce kişisindede var bu özellik , kız hayatı boyunca başladığı hiç bir şeyi bitirmemiş, okulu, kursları, okudugu kitapları hep yarıda bırakmış, hayatı boyunca bitirebildiği tek şey tabağındaki yemek olmuş, ama öyle bir konuşuyor ve yaşıyor ki, küçük dağların tümünü o yaratmış, büyüklerinde temellerini o atmış gibi. Bense o kadar yer gezdim, o kadar kitap okudum, uppp uzunnn bir eğitim hayatı, çalışma hayatı ama o görümce kişisindeki öz güven yok bende yarabbim, eşimdede var bu özlellik, anneleri öyle bir yetiştirmişki onları doğuştan sahipler buna,benim gibi sonradan edinmemişler, o kadar belli ki annelerinin onlar küçükken düştüklerinde suçu kaldırımda, hatta o kaldırımı oraya koyan belediyede buldugu, valla ben düştüğümde kan revan içinde ağzım burnum patlamış, dizlerim paramparça olmuş vaziyette eve gitmek istemezdim çünki annem koca kaldırımı göremedinmi, daha düz yolda yürümeyi bilmiyorsun diye azarlar, dışarıyıda yasaklardı bana, ben böyle büyüdüm. Şimdi düşünüyorumda onların annesinin yaptığımı daha doğruymuş acaba, çünki onların sahip olduğu özgüvenin yarısına sahip değilim, hep acabalar, hep yeteri kadar iyi değilimler ben buyum, bu kadarım. Ben çocugumu nasıl yetiştiricem hangi yöntemi seçicem bilmiyorum, sanırım iç güdüsel olarak ya annemin yöntemini uygularım, yada yine anne içgüdüsüyle kayınvalidemin yöntemini bilemiyorum şu an, hep anne olunca anlarsın diyorlar ya bakalım olunca görücezzz.

17 Kasım 2011 Perşembe

Kayınvalidem 39numara ayakkabı giyen bana, BİLE BİLE 37 numara terlik göndermesi tamamen iyi niyet
Kayınvalidemin bayramda oğullarına çorap, kızlarına ve torunlarına para, gelinlerine hiçbir şey vermesi iyi niyet
Bayramda tümgünü et yemek için kayınvalidemin zoruyla onlarda geçirmemiz, ailemi ziyarete edememem  iyi niyet
Taşınmak isteme nedenlerimi bir türlü anlayamayıp beni kendi eşine ve benim eşime şikayet etmesi iyi niyetten
EŞİME GÖRE

14 Kasım 2011 Pazartesi

Bayram Sabahı Elini öpmem için uzatan eşime, sümüklü dudaklarımı öptürdüm

Bayramda insanlar daha dogrusu çiftler, kardeşler, anne ve babalar arasında sanki daha çok tartışma çıkıyor, sanırım bu bayramlarda insanların birbirlerine karşı  beklentinin yüksek tutulmasıyla ilgili, velhasıl eşimle bende daha bayram sabahı sabahın köründe tartışdık çıktık evden, bütün gün sürdü bu aramızdaki husumet, tabyki eşim hiçbirşey olmamış gibi davranması pişkinliği beni dahada sinirlendirdi durdu butun gün, neyseki akşam olmuştu ve ben içimdekileri artık ona kusabilicektim ama maalesef  üşüttügüm için bayag midemde ne varsa onu kustum, burnumda akmaya başladı filan, ben hasta  koltugu ve hasta battanıyesi altında öfkeli şirin modunda huysuzlanadım durdum, eşim bana sıcak bişeyler hazırlamak için mutfaga gittiğinde burnumdaki sümük baloncuklarından kurtulmak için  bayag bir sümkürdüm, hasta cocuk sümkürmesini bilenler nasıl açık yeşil ve akışkan bir şey olduğunu bilir ve sümkürürken mendile,  birazda dudaga bulaşır ve mendili ikiye katlamak suretiyle temiz kısmıylada şöyle bir dudagını silersin, ama benım eşim sıcak bişeyler hazırlamak için gittiği mutfaktan sadece ketılın altını acıp odaya daldığı için dudaklarımı silemedim, oyy oyyy öfkeli şirin hastamı oldun sen diyip dudaklarıma yapışıp ohh ıslak ıslak bal dudakların yeminederim dedi, bende ona öfkeliyim ya alıcam hırsımı, bende o ıslaklığın bal olmadığına yeminedebilirim dedim sümük o sümük dedim, sümükten ıslak mendilide kanıt olarak gösterdim evet karizmam sıfır, ama rahatladımmı rahatladım yani, oo hemde nasıl rahatlama içimdekilerden, midemdekilerden ve burnumdakilerden aynı anda kurtuldum rahatlamam mı. Hee birde bana bayram sabahı elini uzatıyor, öpücekmişim elinden, annesi babasını elini öpüyormuş, al işte bende sana sümüklü dudaklarımı öptürdüm

6 Kasım 2011 Pazar

27 Ekim 2011 Perşembe

SANIRIM, BU ADAM YER YÜZÜNDEN YOK OLSA, TATMİN OLURUM

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19096636.asp
HİÇ BİRŞEY OKUMAK, YAZMAK,  DUYMAK,  İSTEMİYORUM , KENDİMCE  BİR ŞEYLER YAPIYORUM TATMİN OLAMIYORUM.  GERÇEK TATMİNSİZLİK BUYMUŞ NE EVLİLİKLE İLGİLİ,  NE İLİŞKİLER,  NEDE KARİYERLE İLGİLİ, VAN İÇİN DUA EDİYORUM KÜÇÜK YARDIMLAR YAPIYORUM VE TATMİN OLAMIYORUM BU TATMİNSİZLİK BENİ DELİRTİYOR. 

20 Ekim 2011 Perşembe

KAYINVALİDEM' DEN İNCİLER (Bebeğim hakkında)

Kayınvalidemin, bebek yapın ısrarları son hız devam ediyor. Gerçekten son hız çün ki yeni bir boyut kazandırdı son açıklamalarıyla konuya, bütün gün bebek bebek aralarada , yeni beşiğe ne gerek var, sakın haa yeni araba alıyım deme, bak bir sürü oyuncak var torunlardan kalan , çok şükür senin bebeğinin, daha doğmadan herşeyi olucak, ee herkes şanslı doğmuyor böyle hadi hadi yapın artık bir bebek neyi bekliyorsunuz daha.                Beni nasıl bir hamilelik sürecinin beklediğini anlamış bulunuyorum. Ve evet çok istememize ragmen eşimle bir bebek, korkuyorum, yalnız, bu tarz insanlarla 9 ay ve sonrası bilemiyorum. Birde gen faktörü var ki çok düşündürüyor beni, bebeğimi sevmek isityorum, sadece dogurduğum için değil, ,iyi huylu, güzel ahlaklı, akıllı, sağduyulu bir birey olduğu için sevmek istiyorum onu. Allahım inşallah gönlüme göre nasip eder.            AMA KORKUYORUM

18 Ekim 2011 Salı

DUYGU SÖMÜRÜSÜ DALINDA ÖDÜLLER KAYINVALİDEME

Kayınvalidem gezici kütüphane modunda, gezici kayınvalide, istek olursa sizlerin oturduğu yerlerede gönderebilirim,, ben böyle bir kadın böyle bir insan görmedim, yaklaşık 1.buçuk - 2 aydır kızları ve gelinleri arasında gezip evine geçen hafta sonu döndü, ve döneli  daha 3 gün olmuş ve kızına bir numaralar kendini acındırmalar aman allahım, eşimin kızkardeşindeyim kayınvalidem aradı, kız nasılsın anne dedi kadın başladı aman allahım ne acındırma ne ajitasyon , çok soğuk ev, eski binaya, çok fatura gelmesin diye açmıyorumda kombiyi, kışın en soğuklarında yakıyım bari diyorum, valla elim burnum görsen buz çok soğuk, yaa bakarmısın ne kadar acımasız bir kadınsın sen yaa, kızz mahvoldu annesinin söyledikleri karşısında ve kız zaten hiç istemiyor annesinin uzakta olmasını uzak dediğimde kız beşiktaşda oturuyorsa annesi etilerde gibi düşünün, sürekli annesinin yanlız kalmamasını evi boşaltıp bizlerde kalmasını teklif edip duran bir kız bu tby parçalandı yüreği hemen anneciğinin anlattıkları için, kapadı telfnu bana gariban ,çilekeş bir ana portresi çizdi hemen ama haksızmıyım.... sencede gelmesi gerekmezmi kalsın bir ay sende biray bende filan baktım kız beni bağlamaya başladı, yaa bir şey söyliyimmi size bakın gerçekten tanımasam kayınvalidemi, evini bilmesem yaşam standartlarını bilmesem tamm herşeyi bırak yaşlı olsa 70-75 yaşında olsa gelsin başımın üstünde yeri var var ama benim kayınvalidem genç kayınpederim de öyle, şimdi bir evde iki evli çift olmaz ki  ne onlar ne biz rahat edebiliriz, hem sonra benim kayınvalidem öyle köşesinde sessizce oturup tatlı talı hikayeler anlatan ton ton bir yaşlı olmazda zaten. Ben birde şuna kızıyorum ben annemi arasam annemin soğukdan burnundaki sümükleri donsa, akarken gözyaşları donsa asla bana bunu söylemez, ben üzülmiyim diye anlatmaz, anneler böyle değilmidir kan tükürse kızılcık şerberti içtim der. Benim sinir olduğum nokta bu duygu sömürüsü, sürekli şikayet modunda bir kadın sürekli ağrıları sızıları ve tüm bunlara ragmen yaptığı işlerden bahseden mız mız bir kadın, kayınpederim bile onun aylarca gezip tozmasına birşey söylemiyor, evde başını dinliyor adam. Off allahım eşim içim bir çok şeye katlandım, katalanabilirimde ama herşeye mi  işte onu bilemiyorum.

14 Ekim 2011 Cuma

BAZEN EŞİM VE AİLESİ,  KENDİLERİ BİR ANNE VE BABADAN OLMA,  SANKİ BEN YUMURTADAN ÇIKMAYMIŞIM  GİBİ DAVRANIYORLAR                                             ALOOOO BENDE İNSANIM, BENİDE DOGURAN BİR ANNE, HER ZAMAN YANIMDA OLAN BİR BABA VE ÇOK ŞÜKÜR KARDEŞLERİM VAR.

12 Ekim 2011 Çarşamba

EV SAHİBESİ KADINLAR ( Cadılar )

Bayanlar biraraya geldiklerinde mutlaka evlerine temizliğe gelen bayanlardan bahsediyorlar uzun uzun, ve hepside genelde bu bayanlardan muzdarip, bu bu temizliğe gelen bayanların hepsi genelde güzel iş yapmıyor, ve genelde hepsi mutlaka temizliğe gelen bayanlardan daha çok yoruluyor ne hikmetse. Ayy şekerimle başlıyan, temizlikçi kadın şikayetleri bayağ bir tutuluyor onu anladım, yanlız ben pekk sessiz kalıyorum bu muhabbetlerde, ev sahibesi kadınlar, temizllikçi kadınlara karşı, verip veriştiriyorlar birbirlerini gaza getiriyorlar ve ortak muzdarip yönler arttıkça bir birlerine daha bir kaynıyor bu ev sahibesiii hatunlar, ben çok katılamadığım içinde muhabbetlere birden dışlanıyorum , çayım bittiğinde doldurmaya gerek bile gerek duymuyorlar, çay muhabettin yanında güzel gider , ee bende o muhabbete katılamadığıma göre ne meee çay benim dimi? Aslında bana yardım eden bir ablamız vardı annemin sevdiğceği, biriciğiydi kendisi, annemin ısrarlarına ve benım nerdeyse elinde büyümemin hatrıyla bir kaç kere bana gelmişti ama işi bıraktı üühhüüüüü üğğğğğğğğğğğ evet çok acıklı o herşeyimizmiş bari bişeyler öğretseydi öyle bıraksaydı bu dünyayı yada arkadan gelicek birilerini yetiştirseydi, çünki ben bak onun kadar iyi yapmazsan temizliği seni öldüreceğiz deseler yapamam ölürdüm herhalde, çokk iyiydi  ühhüüügggg. Neyse bu ev sahibesi hanımların hepsi, temizliğe gelen kadınlardan daha çok çalışıp,daha çok yorulup, onlardan daha daha daha iyi yapıyorlar temizliği, üstelik bunu kocalarına pek bir güzel yutturuyorlar da, şöyle bir olaya şahidim, benim eşin bacısı (ne oluyordu unuttum baldızmı görümce mi) kahvaltıdayım o gün onda temizlik de var evde bu bizim  ev sahibesi cadı bir kova birkaç bez birkaçda detarjan verdi kadına oda kadın aslında kendi alıcaktı da onlarıda bizim cadı yerlerini değiştirmiş, oturdu yanıma yedik içtik kahve keyfi yapıyoruz, ev sahibemizin kocası enişte bey aradı bizim cadının birden sesi düştü, ayy nolsun işte biliyorsun bu temizlik var mahvoldum her zaman ki gibi, enişte bey temizliğe gelen kadınla ilgili olumsuz bişyler söylüyor ki bizim cadı hıı mııı, yok mok, böyle şifreli yayına girdi birden, napalım işte iyi niyetten hep dedi öptü kocasını kapadı telf. Heyyy alooo ben varım burda ve gördüm tüm olayını yalanını dolanını bakışları attım ama hiç oralı olmadı bizim ev sahibesi, bir iki saat sonra temizlikçi kadının telf çaldı arayan oğluydu, iyim oğlum dedi canlı neşeli bir sesle, sanki tüm evi temizliyen o değil biziz, yok yok gelin akşam çok özledim çocukları, yok yok yapmasın hiçbişe, ben yaparım herşeyi dedi ve kapattı, ve kadın akşama oğlu gelini torunları geliceği için daha bir şevkle, güçle yaptı bitirdi işlerini, bizim cadı ev sahibesi,  kadın çıktı arkasından tam onu b....klamaya başlıycaktı lafı ağzına tıkdım, çıktım hemen kadının arkasından. Bu arada evi her zaman toz suz hanımlar keşfettim bende  bebelerinizin popolarını sildiğiniz ıslak mendil ve kağıt havlular saolsun dimiii sizi gidi sizilerrrrrrr.

4 Ekim 2011 Salı

ERKEKLER, EVLENDİKten SONRA NEDEN HİÇ DIŞARI ÇIKMAZLAR

6-7 senelik flört tarihimiz boyunca hafta sonları gece gündüz programlar yapardık eşimle, tüm günümüz full dolu geçerdi, şimdi yalvar yakar dışarı çıkarabiliyorum onu, evlendiğimizden beri, çok gereksiz geliyor şimdi  tüm bunlar ona. Sebebine gelirsek 2 senedir evliyim ve daha yeni anlamış bulunuyorum bu sebepleri , artık dışarı çıkmak istememe sebeplerini erkeklerin: aşk bitti de gerek duymuyorlar sanıyordum ama değil, hanımlar hiç alakası yok bize duydukları aşkla meşkle konunun, tamamen o kadar saçma sebepler ki  artık dışarı çıkmak istememelerinin nedenleri anlatınca bana hak vericeksiniz. Bir kere gündüz ayrı sebeplerden, gece ise tamamen farklı sebepleri var bunların. GÜNDÜZ SEBEPLERİ: Tamamen zaman ve para ile ilgili şöyle; artık dışarıda kahvaltıya, akşam yemeğine, sinemada izlenen filme para vermeyi gereksiz buluyorlar, tüm bunları artık evdede yapabilicekleri için hem zaman hem para tasarrufu olarak düşünüyorlar. Bu anlaşılabilir bir sebep tmm ok. Ama GECE SEBEPLERİ: Çok çok saçma Şöyleki; Biz kadınlar gece eğlenmek için çıktığımızda gerçekten eyleniriz şıkır şıkır hazırlanıp, müzik dinler,dans eder eğleniriz bizim için eğlence anlayışı budur BİZ EĞLENMEYİ BİLİYORUZ. Erkeklere gelince ben anladım ki eşimin artık gece eğlenmek için dışarı çıkmaya gereksinim duymaması artık evli olduğu için, gece dışarı karı kız bulmak için çıkmasına gerek kalmadığından, geçen gün sordum bunu ona eskiden eğlenmeye kız tavlamaya çıkıyorun hep değil mi? yani siz erkeklerde amaç hiç bir zaman dışarı çıkalım erkek erkeğe müzik dinleyelim dans edelim eğlenelim değil, sadece karı kıza takılmak, siz eğlenmeyi bu sanıyorsunuz, ne yazık, hiç gerçek den eğlenemiyorsunuz birilerini ayarlamaya çalışmakdan o zaman dedim ; eevveettt aa hakkaten öyle oluyormuş bak şimdi sen söyleyince dedi hatırladım . Yuhh dedim, kız tavlamaya gerek kalmayınca, gece erkek erkeğe dışarı çıkıp eğlenmeyede gerek kalmıyor bunlarda, ne saçma eğlenmeyi bile bilmiyorlar. Yazık onlara yaaa

29 Eylül 2011 Perşembe

KAYINVALİDE ORUCU YEDİ, Sonrada benim başımın etini yedii

Ramazan geldi geçti, ama etkileri hala sürüyor bende. Ramazanın 2.haftasında kayınvalidem geldi bize, elinde koca bir valiz, artık nasıl baktıysam valize, hehe merake etme yerleşmiycem, ben gezmeye geldim tüm çocuklarda kalıcam bir er hafta , tby tbyy buyrun dedim, ilk gün benim nacizane mönümle açtık oruçlarımızı. 2. Gün beni gürültü patırtıyla erken den kaldırıp kendisi akşama kadar 1er saat 1er saat belki 4-5 kere uyukladı, ben bayılmak üzeryim, akşam ne yesek diye sorma gafletinde bulundum aldım ağzımın payını, say say bitmedi hepsini yiyemeyiz diyorum, yok yok yer oğlum ben bilmezmiyim oğlumu, ama diyorum çok acıkıyoruz ama iftar vakti çorbayla doyuyoruz zorla yedik hep yemekleri kalıyor dedim, dinletemedim, velhasıl akşama yaptık bişeyler, tabyki eşimle ben yiyemedik yine kayınvalidem kendi pişirdi kendi yedi gibi oldu,  kadın yatana kadar yedi içti şok oldum, sahurda eşimle ben kahvaltı yaptık, o hem kahvaltı yaptı hemde akşamdan kalma yemekleri ısıtıp yedi, sabah erken kalkamaz en azından dedim , uyuruz biraz nerdeeeeee.... 3. Gün kadın yine erkende kaldırdı bu sefer salondan benim odama sesleniyorr adımı söylüyor ..... uyuyor musun halaaaaaa  diye, kalktım yüzümü yıkadım, kıyafetlerimi giydim salona gittim, 6 -7 dk baktım uyumuş, yaaa sabırr dedim yaa sabır, tv seyrediyoruz ben mal gibiyim uyanamamışım, kayınvalidem bir bardak su getir kızım hadi dedi  unuttu oruçlu olduğunu bende dalgınlıkla getirdim içti afiyet olsun .... anne dedim, hiiii puuugg dedi yedim orucu, sen niye bana su verdin diye payladı beni, yaa ..... anne valla kusura bakma boşluguma geldi sen isteyince otomatikmen getirdim bende dedim, bütün gün mahvaetti beni orucu yedim şimdi, kaç gün cezasını tutucam dedi, zaten  bizde kalıcağı  sonraki günlerinde akıbeti o gün belli oldu, canıma okudu her gelene gidene anlattı, her gün akşam yemeğine birilerini çağırdı, her gelene de anlattı.

21 Eylül 2011 Çarşamba

KAYINVALİDE İÇİN İFTAR VAKTİ gelmesss bi türlüüüü

Merhabalarr herkese ... durun durun kızmayın hemen neredeydin diye, kayınvalidem geçti üzerimden hala toparlıyamadım kendimi, geçtiğimiz ramazan ayında 15 gün boyunca kayınvalidem bizdeydi, halimi tahmin edebilirsiniz sanırım, hani herkes ramazanda beni yemek değilde su  zorladı, yok yok beni açlık zorladı derler ya benide ne su ne yemek beni kayınvalidem zorladı, düşünün oruçlu bir kayınvalide, oruçlu bir gelin ve 15 gün  aynı evde. Damat oruçtan şuursuz ondan hiç bahsetmiyelim bile... Artık daha sık yazıcam ve hepsini anlatıcam ... Görüşürüz... Hepinize selamlarr